Hükümet, 2017 yılında Hukuk Komisyonu’ndan kira sözleşmelerinin belirli alanlarını gözden geçirmesini talep ettiğinde, mevcut kira sözleşmesi mülkiyet hakkı kazanma sürecini yeniden düzenleme olasılığını değerlendirdiğini ilk kez belirtmişti.
Zamanı Ocak 2021“e getirirsek, bir hükümet basın açıklaması, hükümetin mevcut sistemde önemli değişiklikler yapmayı planladığını ve bu kapsamda Hukuk Komisyonu’nun yanıtında önerdiği değişikliklerin çoğunu benimsediğini duyurdu. Basın açıklaması, kiracı için süreci ”daha adil” hale getireceğini söyledikleri değişikliklere odaklandı.
Uzun Süreli Kira Sözleşmelerinin Durumu
Otuz yılı aşkın bir süredir, Leasehold Reformu, Konut ve Kentsel Gelişim Yasası 1993 kiralama haklarının mülkiyetine dönüştürülmesini düzenlemiştir. Ancak bu mevzuat, tartışmalara yol açmıştır. Eleştirenler, kiracının kira süresini uzatmanın maliyetinin çok yüksek olduğunu ve 99 yıl gibi uzun süreli kira sözleşmeleri gibi görünen mülkleri satın alan, bu konuda yeterince bilgisi olmayan alıcıların, kira sürelerini uzatmak için kısa sürede potansiyel olarak önemli meblağlar ödemek zorunda kalacaklarını savunmaktadır.
Genel olarak, bu süreç aşağıdaki nedenlerle ev sahibinin lehine olduğu düşünülmektedir:
(1) özellikle kira süresi 80 yılın altına düştüğünde, bu durum ‘birleşme değeri’ yaratacağından, potansiyel olarak önemli primler elde edeceklerdi;
(2) Kiracı, ev sahibinin makul ölçüde ortaya çıkan dava masraflarını ödemekle yükümlüydü.
Hükümetin Adımı: Kira ve Mülkiyet Reformu Tasarısı
2023 yılının sonu itibarıyla hükümet, Kira ve Mülkiyet Reformu Tasarısı, şu anda Komite Aşamasında görüşülmektedir. Tasarı, mevcut kira hakkı satın alma sisteminde aşağıdaki temel değişiklikleri getirmektedir:
– Kiracının süreci başlatabilmesi için 2 yıllık mülkiyet şartını kaldırmak;
– Zorunlu süreyi 90 yıldan tam 990 yıla çıkarmak;
– Kiracının ‘evlilik bedeli’ ödemesi zorunluluğunu kaldırmak;
– Çoğu durumda ev sahibinin masraflarını kiracıdan tahsil etme imkânını ortadan kaldırmak.
Toplu Oy Hakkı
Önerilen değişiklikler, bireysel kiracıların ötesine geçmektedir. Özellikle karma kullanımlı binalarda toplu mülkiyet hakkı kazanımı da reform kapsamındadır:
– Karma kullanımlı binalarda, konut kiracılarının mülkiyet hakkını satın almasını engelleyecek konut dışı alanların yüzde sınırı 'ten 'ye yükseltildi;
– Ev sahibi, programa katılmayan binadaki dairelerin geri kiralanmasını kabul etmeye zorlanabilir; bu da ödenecek toplam prim tutarını düşürür.
Halat Çekme Yarışması: Ev Sahipleri ve Kiracılar
Bu reformlar kiracılar için bir nefes alma fırsatı sunarken, ev sahipleri pek de memnun olmayabilir. Ev sahipleri lobilerinin, özellikle “evlilik değeri”nin fiilen kaldırılması konusunda, hükümete değişiklik yapılması için baskı uygulayacağı tahmin ediliyor. Bazı ev sahipleri, kiracıların gelecekte alacağı primlere dayanarak daha yüksek tutarlarda gayrimenkul satın almış olabilir. Şimdi ise tazminat almadan önemli miktarda prim kaybına uğrayabilirler. Bunun ev sahibinin haklarına aykırı olup olmadığına dair sorular var ve bu durum bu alanda davalara yol açabilir.
Kiracıların Karşı Karşıya Olduğu İkilem
Kira sözleşmesi sahipleri şu anda bir ikilemle karşı karşıya. Bu reformların yürürlüğe girmesini bekleyerek kira süresini daha uzun süre uzatmak ve muhtemelen kira bedellerinden tasarruf etmek cazip bir seçenek. Ancak, bu değişikliklerin ne zaman yürürlüğe gireceği ve nihai metnin mevcut taslakla uyumlu olup olmayacağına dair belirsizlik endişe yaratıyor. Beklemek, mevcut sistemde kira bedellerinin artmasına bile yol açabilir.
Bize Ulaşın
Bu ticari çekişmede, her kiracı stratejik bir karar vermek zorundadır. Ronald Fletcher Baker’ın leasehold enfranchisement eki̇bi̇ hem kiracılar hem de mülk sahiplerinin kendine özgü ihtiyaçlarına uygun, kişiye özel çözümler sunarak uzman rehberlik sağlamaya hazırdır. Doğru stratejik ortağınızla bu yolculuğa çıkın. Hemen bizimle iletişime geçin.
Ben Frost: Ortak │ B.Frost@rfblegal.co.uk │ 01392 715 310
Ek Bilgi
- Haber Yazar: Ben Frost